hayatta bazen neye ihtiyacın olduğunu bilmen gerekiyor...
bakıyorum da şu blogumsu yazıların toplamına... ben asla ama asla mutlu olduğumda oturup da ekran karşısına bir şeyler yazmıyorum.
para hırsı olan biri değilim, değildim vs... bunu biliyorum. ama biri geçip de karşıma öyleymişim gibi davrandığında belki o yüzden atıyordur şalterlerim, koştura koştura bir hırs küpüymüşcesine kendimi işlere, çalışmaya, daha çok para daha çok sanrılarına veriyorum...
geçen bir on günlük süreyi böyle harcadım. taksilerde uyukladım, uyanık kalmak için sabah ve akşam iki venti kahveleri götürdüm ve iki günde bir uyudum.
elimden gelse yine daha da fazla çalışırdım ama gün 24 saat...
bunlardan elime kalan hiçbir şey olmadığı gibi, huzur da olmadı...
istediğim insanları, istediğim hayatları, istediğim şeyleri elde edemedim...
ve fark ettim ki artık hiçbirini istemiyordum belki de...
işte öyle bir şey...
hayat seni isteyeni istemediğin ve senin istediğinin seni istemediği bir döngüden ibaret...
gardımı indirsem...
her şey çok güzel olacak...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder