formspringten gelen istekdeki konular içerisinden, sanırım tek ilgimi çeken bana ilginç gelen insanlar oldu...
gerçi bunun hakkında yazmayı düşünmüyordum yakın zamanda buna benzer bir blog okuduğumdan belki... defne suman insanları ikiye ayırmış, yalnız kalmaktan hoşlananlar ve kendilerini yalnızken yenileyenler ve yalnız kalmaktan hoşlanmayan başka insanlarla sosyalleşirken yenilenenler...
onu okuduktan sonra, okuduğum şeylere ek yapmak veya esinlenip esinlenip yazmak pek ilgimi çekmediğinden blog yazmamıştım... madem ilginç gelen insanlar o zaman ben ikinci grubu elimde meşalemle cadı avımda kovalayabilirim...
ben insanlardan bunaldığımdan, insanlara tahammül etmekte zorlandığımdan ve insanları ne kadar sevsem de onlarsız daha iyi olduğumdan mutlak bir kaçışa girerim her zaman, istemezsem telefonlarını açmam, mesajlarına cevap yazmam ve 2.5 saat küvette yatıp köpükler arasında dizi izleyebilirim mesela...
bu kadar yalnız kalmaya muhtaçken bünye, insan etraftaki arkadaş edinmek için çıldıran yalnızları anlayamıyor elbette...
buradaki mesele, sosyal ilişkiler kurmak değil elbet... maksat arkadaş edinmeye muhtaç olmak... Elbette bir bekleme salonunda ilginizi çeken bir şeye kulak kabartıp yorum yapmanız sizi ezik yapmadığı gibi, açıkçası yorum yapmamanız da sizi asosyal yapacaktır... her gün gördüğünüz insanlara selam vermek, hallerini hatırlarını sormak normalken, ilk defa konuştuğunuz birini facebooka eklemeye çalışmak hüzünlü olacaktır...
Ama neden bu kadar muhtaç bazıları birilerinin kendilerine eşlik etmesine?
Geçenlerde oturdum yogada derse girmeyi bekliyorum, şans eseri şeffaf lenslerimi bulamadığım için renkliler var gözümde, oturuyorum, telefondan twitterı falan kurcalıyorum, sonra kızın biri bana dönüp aa senin gözlerin renkli miydi diyor, dönüp bakıyorum ve kendisini tanımıyorum, ikinci defa görüyorum belki de... lens diyorum...
kız birden yanıma gelip anlatmaya başlıyor...
-benim de gözümde sargı vardı geçen ders, bak doktor bana bu damlayı verdi, iltihap kapmasın diye... sargıyı çıkarttım şimdi ilaç kullanıyorum kaşıntı yapıyor...
+geçmiş olsun
-çocuğun tırnağı geldi, 4 5 yaşlarında oynarken, benim çocuğum değil tabi, evli değilim ben, annemin güne komşuları gelmişti oynarken ben ilgileniyordum. normalde çalışıyorum 3 aydır işsizim...
oh yazarken bile ruhumu bunaltan kadın, tüm seceresini döküp sohbet etmek için çıldırıyor.
böyle insanları anlamıyorum ben... anlamadığım gibi üzülüyorum da... birlikte yogaya gittiğim arkadaşım daha sonra selam veren kıza o kızın hiç arkadaşı yok mu diyor... herkesle konuşmaya çalışıyor insanlar duymazdan geliyorlar...
gülümseyip yukarıdaki olayı anlatıyorum...
her insan ihtiyaç duyar belki birileriyle konuşmaya paylaşmaya, gezip tozmaya bilmiyorum...
Ama onca konuşulan insan, onca kurulmaya çalışılan diyalog arasında hala yalnızlar belki de... Ve asla kendi kendileriyle barışamayacaklarından, kendilerini kabullenemeyeceklerinden belki... asla başarılı sosyal ilişkiler sahibi olamayacaklar...
kendine güvensizliğin asıl gruplaşıp kendilerinden olmayanı ötekileştirme, aşırı sosyalleşmeye çalışma şeklinde kendini göstermesine hayret ediyor insan.
asıl kendine güven, herkesle konuşabilecek, diyalog kurabilecek yapıya sahip olduğunuz ve onlarla diyalog kurmakta zorlanmadığınız halde o diyaloğu gerekli görmemek şeklinde kendini göstermeli belki...
herkesle konuşmaya çalışan, herkesin sevdiği birinin samimiyetsizliğine inandığımdan belki... neşeli görünmeye çalışan ve aşırı sosyalleşme gereksinimi duyan insanların aşırı yalnız ve depresif olduğunu düşünürüm her zaman.
o kadar umutsuzlardır ki, kendi kendilerine kalmak zorunda kaldıklarında oldukları şeyi sevmeyecek, kendileriyle yaşamaya tahammül edemeyeceklerdir...
hatırlatın da bu arada, kendi zevkleri olmayan adamları yazayım bir ara da.... onların da türünün korunması gerektiğine inanırım.
1 yorum:
sorun kadının aurasındadır. ses tonunda, konuşma biçiminde, dış görünüşünde(çirkinse direkt itici gelir) giyim tarzında, seçtiği konuda(iltihap anlatılır mı mk)
ve doğru kişiye doğru şeyi anlatmak. soyadı kohen olan birine iphone fiyatlarından bahsedersen arkandan güler doğal olarak.
şu anki tüm yakın dostlarımı dert anlatma seanslarında edindim. şu an sık görüşen yakın arkadaş olduğumuza göre demek ki tiksinmemişler. yani biraz beceri, biraz enerji meselesi.
Yorum Gönder