yüzü gözü kızarmış, hapşurur ve mutlu... düşünün ki dünyanın tüm polenleri burnuna girmiş, sen hala neşelisin... düşünün ki, gözümden yaşlar akarken aptal bir sırıtma yüzümde...
yeşil çimlerde sokak köpeği gibi yuvarlanabilirim ben, çünkü bahar gelmiş...
ani çıkışlar yapabilirim ben, 40 yılda bir sevdiklerime burnunu yerim diyebilirim mesela... yanaklarını iki yana uzatırken dudaklarından öpebilirim ve yerine göre gülümseyebilirim...
hepsi azıcık güneş ister...
yanaklarımda çiller çıkabilir mesela ve sıkıştırılarak sevilmeye kızmayabilirim.
gıdıklandığımda tekme atmayabilirim mesela, sonuçta bahar gelmiş boru mu?
ben yılda 2 ay insan taklidi yapıp 3 ay güneşin alnında yatıp debelenirken mutlu olabilirim, hep güneşten bunlar...
güneşe fazla çıkma cildi yaşlandırıyor diyen doktora tabiki tabiki çok haklısınız diyip hemen 5 dakika sonra tüm uzuvlarımı öğlen güneşine salıp yaptığıma kıkırdayabilirim pekala...
çünkü ben solar enerjili bir robotum aslında...
sıcak bir ülkeye yerleşsem keşke ve burnumu kumdan kaldırmadan debelensem güneşin altında keşke...
ve aşk zaten beni bulur, ha bulsun olmaz mı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder